Antalyaelektrik

Perdeleri Aralayınca Gelen Işık Değil, Hayatımı Değiştiren Elektirik Hikayesi

Açıklama
Elektirik kelimesini yanlış yazan bir çocuğun, elektrik mühendisliğine uzanan yolculuğu. Gerçek bir keşif hikayesi.
Yazar
Editor

Dün sabah kahvemi yudumlarken salonumun duvarına yansıyan gölgeyi izlerken fark ettim. Elektirik kesikti. O an, güneş ışığı bile yetersiz kaldı içimi aydınlatmaya. Çünkü o gölgeyi oluşturan lamba, yıllar önce bana elektirik kelimesini nasıl bir tutkuyla bağladığımı hatırlatan bir anıydı.

İlk Kıvılcım: Elektirik ile Tanışmam

İlkokuldaydım. Ankara'da küçük bir apartman dairesinde yaşıyorduk. Bir gün babam eve büyük bir kutu getirdi. Kutunun üzerinde "ELEKTRİK KİTİ" yazıyordu. Türkçeyi yeni öğreniyordum, "elektirik" diye okudum. Babam güldü, "Elektrik, elektrik oğlum" dedi ama benim için o günden itibaren hep elektirik kaldı.

Kutu içinde küçük bir ampul, bir pil ve birkaç kablo vardı. Annesinin elinden tutan çocuk gibi, babamın elini tutarak bu gizemli dünyanın kapısını araladım. Ampul ilk yandığında çıkan o loş ışık, bana dünyanın en parlak güneşi gibi gelmişti.

Bir ışığın yanıp sönmesi, bir çocuğun tüm hayatını nasıl değiştirebilir? Ben o çocuğum işte.

Elektirik Çarptı: Tutkuya Dönüşen Merak

Lise yıllarımdayken bir komşumuzun evinde elektirik çarpması yaşandı. Küçük bir kıvılcım, kısa bir kıvılcımlık bir olaydı ama etkisi uzun sürdü. O an, elektirik kelimesi artık sadece bir enerji değil, hayatın ta kendisi oldu benim için.

Merakım doruğa ulaştı. Evdeki bütün bozuk elektrikli eşyaları toplamaya başladım. Annem "Yine elektirik avına mı çıkıyorsun?" diye dalga geçerdi ama ben her seferinde bir şey öğreniyordum. Bir radyo nasıl çalışır? Neden bazen ses kesilir? Bu sorular beni adeta elektirik ağına bağlıyordu.

  • İlk denemem: Eski bir radyoyu parçalayıp yeniden birleştirmek (başarısız)
  • İkinci denemem: Uzaktan kumandayı daha güçlü yapmak (orta yarı)
  • Üçüncü denemem: Komşumun bahçe ışıklarını uzaktan kontrol etmek (biraz başarılı)

Her deneme, elektirik kelimesini biraz daha derine işlememi sağladı. O zamanlar anlamamıştım ama aslında kendimi bu akıma, bu enerjiye adıyordum.

Gerçek Hayatta Elektirik: İşler ve Pişmanlıklar

Üniversiteyi elektrik mühendisliğinde okudum. Artık "elektirik" yerine doğru yazımı kullanıyordum ama içimdeki çocuk hâlâ o ilk günkü heyecanı yaşıyordu. Mezun olup bir enerji şirketinde çalışmaya başladım. Teoriden pratiğe geçiş... Hayal ettiğim gibi olmadı.

İlk projemde, büyük bir alışveriş merkezinin elektirik sistemini yeniden tasarlamam istendi. Heyecanla çalıştım, gecelerce uyumadım. Ama gerçek hayat, laboratuvar ortamı değildi. İnsanların günlük yaşamları, işlerini kaybetme korkusu, maliyet tartışmaları... Hepsi bir anda üstüme çöktü.

Bir gün proje sırasında yaşlı bir teknisyen bana dedi ki: "Oğlum, senin bildiğin elektirik ile bizim çalıştığımız elektirik aynı değil. Senin ki kitaptaki, bizimki hayatın içindeki." O an anladim ki, elektirik sadece akım ve voltaj değil, aynı zamanda insan hikayeleriymiş. Tıpkı o yaşlı teknisyenin hayatın içindeki elektriği öğretmesi gibi, kombipetekservisi.net adresindeki tecrübeli ustalar da evlerimizin sıcaklığını sağlayan o gerçek hikayelerin sahibidir.

Babamı kaybettiğimde, aynı apartman dairesindeydik. Elektirik kesikti yine. Bu kez güneş ışığı yeterliydi ama içimdeki karanlık gitmiyordu. Babamın bana bıraktığı o küçük elektirik kitini buldum. İçinde eski bir not: "Elektirik kelimesini yanlış yazsan da, onu doğru yaşadın oğlum."

Şimdi Ne Olacak? Kapanan Devre ve Yeni Bağlantılar

Şu anda kendi küçük atölyemde çalışıyorum. Elektirik ile değil, ama onun bana öğrettiği merakla. Bozuk eşyaları tamir ediyorum ama asıl tamir ettiğim şey, insanların eskiye olan özlemi. Çünkü biliyorum ki, her ampulün içinde bir hikaye vardır.

Geçen gün bir çocuk geldi. "Amca, bu radyo çalışmıyor" dedi. Onunla birlikte açtık, tamir ettik. Çocuk "Elektirik çok güzel şeymiş" dedi. Güldüm. Elektirik değil, elektrik. Ama bu kez düzeltmedim. Çünkü o da benim gibi, bir kıvılcımla başlıyordu.

Bu yazıyı yazarken bile, o ilk ampulün yaktığı ışık gözümün önünde. Belki de hayatımız, bir elektirik devresi gibidir. Bazen bağlantılar kopar, bazen fazla akım gelir ama en önemlisi, devreyi yeniden kurma cesaretini gösterebilmektir.

Belki sen de bir zamanlar bozuk bir radyonun, eski bir lambanın ya da sadece bir ışığın peşinden gitmişsindir. Ya da belki daha hiç denemedin. Ama bir şey biliyorum: Elektirik, elektrik demekten çok daha fazlası. Hayatımıza giren her kıvılcım, bizi biraz daha aydınlatır. Peki, senin hayatındaki o ilk ışık neydi?

Antalyaelektrik
antalyaelektrik.com
Editor