Geçenlerde eski bir campaign raporuma göz atarken kendimi 2010'lara giderken buldum. O zamanlar marketing dendiğinde aklımıza sadece billboardlar, TV reklamları ve kitleleri aynı mesajla bombardımana tutmak gelirdi. Ne çok şey değişti öyle değil mi? 2026’ya geldiğimizde ise işin rengi tamamen değişti. Artık markaların bizimle iletişim kurma biçimi, adeta bir psikologun hastasını analiz etmesine benzedi. Hiç düşündünüz mü, neden bazı markaların bir mesajı varken diğerleri sadece gürültü yaratıyor?
Algoritmalar Arasında Kaybolmak: Benim 2026 Deneyimim
Bu yıl başında kendi küçük ölçekli bir projem için harcadığım bütçenin neye gittiğini anlamaya çalıştım. Elimde koca bir hiçlik vardı. Sadece tıklama almıştım, ama gerçek bir bağ kurulmamıştı. İşte o zaman fark ettim ki 2026'nın marketing dünyasında ortalama olmak, hiç olmamakla eşdeğer. Bu konuda daha fazla bilgi icin kombipetekservisi.net sayfasina goz atabilirsiniz.
Benim tecrübeme göre algoritmalar artık o kadar keskin ki, samimiyetsizliği kokluyorlar. Siz hala eski usul