Dün akşam İstanbul'da bir rooftop'ta üç girişimciyle kahve içerken ortaya ilginç bir soru düştü: "2026 yılında aynı bütçeyle sıfırdan bir business kurmak mı daha mantıklı, yoksa 10 yıllık oturmuş bir şirketi satın almak mı?" Kimse cevabı bilmiyordu. Hepimiz bir anda telefonlarımıza sarıldık, rakamlar karıştı. İşte bu karşılaştırma yazısı da tam o anın ürünü...
Sıfırdan Kurmak vs. Satın Almak: Gerçek Masraf Tablosu
Önce dürüst olalım, Türkiye'de 2026 itibarıyla bir business kurmanın maliyeti geçen seneye göre %34 artmış durumda. Kira, personel, yazılım lisansları… Hepsi zıplamış. Ama bir de satın alma tarafına bakalım.
Sıfırdan kurarken: Marka tescili, web sitesi, ilk 3 personelin maaşı, ofis depozitosu derken 1,2 milyon TL civarı bir rakam çıkıyor karşımıza. 6 ayda müşteri bulamazsanız bu rakam 1,8'e kadar çıkabiliyor.
Satın alırken: 2026 başında İzmir'de 8 yıllık bir dijital ajans sahibiyle görüştüm. Şirketin cirosu 3,2 milyon TL, net kârı %18. Satış fiyatı 3,5 milyon TL. Yani aynı bütçeyle iki buçuk yılda kendini amorti eden bir business sahibi oluyorsunuz.
Benim tecrübeme göre, özellikle SaaS veya e-ticaret sektöründe 3-5 yıllık şirketlerin sahipleri artık "ben yapamıyorum, devredeyim" moduna geçmiş durumda. Fiyatlar da buna göre şekilleniyor.
Hangi Sektörde Hangi Model Kazandırıyor?
Burada işler biraz karışıyor. Çünkü her sektör kendi içinde kural tanımıyor. Mesela:
- Fintech: Regülasyon yükü çok yüksek. Sıfırdan lisans almak 14-18 ay sürüyor, masrafı 5-7 milyon TL. Bu nedenle satın almak çok daha akıllıca.
Ama sonra şöyle bir detay yakalıyorsunuz: Aynı fintech'i satın aldıktan 8 ay sonra MASAK denetimi geldiğinde eksik evraktan dolayı ceza yiyebiliyorsunuz.
- Gastronomi: Tam tersi. İstanbul'da 2026'da açılan her 100 yeni mekânın 73'ü ilk yılı kapatıyor. Ama buna rağmen, 3 yıllık bir restoranın değeri %250 artmış durumda.
Neden? Çünkü 2026'da Google Maps yorumu, Instagram fotoğrafı, müdavim sadakati… Bunlar artık bir business'ın gerçek değeri haline gelmiş durumda.
Garip ama doğru: İkinci el e-ticaret siteleri
Size komik gelebilir ama 2026 başından beri Trendyol'da 5 yıldızlı 2000+ yorumu olan bir mağaza, fiziki dükkanından daha pahalıya satılıyor. Bir arkadaşım geçen ay 350 bin TL karşılığında böyle bir hesap aldı. 3 ayda parası çıktı. Bu kadar hızlı dönüş sıfırdan kurduğunuz bir business'ta mümkün değil. Bu konuda daha fazla bilgi icin kombipetekservisi.net sayfasina goz atabilirsiniz.
2026'da Karar Verirken Gözden Kaçan 3 Kritik Faktör
Çoğu yatırımcı bu konuda ya ciroya ya da kâra bakıyor. Ama ben bu sene gördüm ki, asıl belirleyen şeyler çok daha derinde yatıyor.
1. Çalışan sadakati: Satın aldığınız şirketteki ana yazılımcı bir hafta sonra istifa ederse ne olacak? 2026'da bir çok girişimci bu yüzden battı. Sıfırdan kurarken ise tam tersi: İlk 5 personelinizi kendiniz seçiyorsunuz.
2. Vergi geçmişi: Devraldığınız business'ın 2023'teki bir stopaj hatası size 2026'da 180 bin TL ek masraf çıkarabiliyor. Bu konuyu atlamayın, gerçekten atlamayın.
3. Teknoloji borcu: Bir SaaS şirketi satın aldınız. Elinizdeki kod 2020'de yazılmış. Güncellemek için 4 ay ve 600 bin TL gerekiyor. Bu maliyeti önceden hesaplamazsanız elinizde çürük bir business kalıyor.
Hiç düşündünüz mü, belki de asıl mesele kurmak ya da almak değil, sektörün içindeki boşlukları görebilmek. Ben 2026'da gördüm ki, iki model arasında gidip gelenler en çok kaybeden oluyor. Çünkü bir karar vermekten korkuyorlar.
Bir de şu var: Artık kimsenin konuşmadığı ama çok önemli bir detay. 2026'da bankalar, satın alma finansmanı verirken 3 yıllık iş planı istemiyor. Sadece bir şey soruyorlar: "Mevcut müşteri portföyünü koruyabilir misin?" Eğinizi buna göre verin derim.
Son bir not: Eğer bu satırları okurken hâlâ kararsızsanız, küçük bir deneyin. 100 bin TL'lik mikro bir business satın alın. 3 ay içinde nasıl hissettiğinize bakın. Eğer keyif alıyorsanız büyütün, sevmiyorsanız 150 bine satın. Bu kadar basit. Bazen en büyük kararlar en küçük adımlarla test edilir. 2026'da artık her şeyi büyük hayallerle değil, küçük gerçeklerle kuruyoruz.