Antalyaelektrik

Dün 6 kişiden, bugün 60 kişiye: 18 ayda management stilimi nasıl sifon gibi çevirdim

Açıklama
2026’da 6 kişiden 60 kişiye nasıl yönettim? Management ritüellerini kırdım, hata partisi kurdum. Pratik adımlar ve enerji anketiyle büyüdük. Şimdi sıra sende.
Yazar
Editor
Dün 6 kişiden, bugün 60 kişiye: 18 ayda management stilimi nasıl sifon gibi çevirdim

Başlangıç: 6 kişi, 12 kahve kupağı, 1 çılgın proje

2026’te (yanlış okuma, 2026’da) departmanım sadece 6 kişiydi. Şimdi 60 kişiyle aynı bütçeyi yönetiyorum. Aradaki tek şey değişen management anlayışım oldu. İlk günlerde her toplantıda “Ne zaman büyürüz?” diye sorulurdu; şimdi ise “Nasıl da büyüdük ama hâlâ agresifiz!” diye kahkaha atıyoruz.

Peki gerçekten ne fark etti? İnsan kaynağı değil, yönetim tarzımı revize ettim. Şunu gördüm: Geleneksel management kavramları artık sadece kitaplarda öksüz kalıyor; gerçek hayatta “insan” faktörü her şeyi belirliyor.

Alsana 3 kırılma anım: management jargonuna tokat gibi gelen gerçekler

1. “Şeffaf ol” dediğinde ne oluyor? E-posta trafiği %40 düştü

Geçen yılın başında kafamı kaldırdığımda herkes birbirine gizli kopya (BCC) atıyordu. İnsanlar “acaba” ile yaşıyordu. Ben de şunu yaptım: haftalık #gercekler Slack kanalı. Her Pazartesi öğlen 12.00’de net rakamları, kâr-zararı, müşteri şikâyetini açıyorum. İlk hafta 3 kişi tepki verdi, üçüncü haftada e-posta trafiği %40 düştü. Çünkü artık kimse spekülasyon yapmak zorunda değildi. Management’in en büyük zaman hırsızı “bilinmeyen”dir; onu yok ettim.

2. “Hata kültürü” değil, “hata partisi”

Bir Cuma günü, saat 17.10’da deployment’da büyük patlama yaşandı. Eski management anlayışı olsa “Kim yaptı?!” diye avaz avaz bağırırdım. Ama ben “Bugün hata partisi var!” diye duyuru attım. 30 dk içinde toplantı salonu doldu. Pizza, kola, tahta kalemleri. Herkes hatasını anlattı, en çok gülen 3 kişiye hediye çeki verdim. Sonuç: bir sonraki deployment’da sıfır bug. Çünkü hata yapan kişi utanıp saklanmadı; aksine herkes ondan öğrendi. Bu, klasik “management” kitaplarında yazmaz, deneyimle kazanılır.

“Yönetici olmak, hataları saklamak değil; onları sahneye çıkarıp alkışlatmaktır.” — Bana ait değil, ama duvarıma astığım bir Post-it.

3. “Toplantısız Çarşamba” ile 7 saat kazandım

Çarşamba günlerini ritüel haline getirdim. Hiçbir toplantı yok. E-posta kapatılıyor. Slack’e sadece acil kanallar açık. İlk hafta 3 müdür isyan etti: “İş durur!” Dedim ki “İki saat sonra görüşelim.” Meğer o gün herkes derin çalışıyormuş. Hata oranı ertesi gün %15 düştü. Management’in en temel parçası: insanların odak zamanını korumak. Şirket kültürüne “Çarşamba’nın hâlâ bittiğini kimse anlamıyor” diye espri kazandık.

Management 2026: Artık “tek yöntem” demode, “kendi reçeteni yaz” moda

Şimdi önümde 60 kişi var. Kimi uzaktan, kimi ofiste. Kimi Z kuşağı, kimi X. Kimi 3 çocuklu, kimi solo digital nomad. Hepsini aynı kareye sığdıran tek bir management çerçevesi yok. Yapay zekâ raporlar bana şunu gösterdi: Performansı etkileyen en büyük değişken kişisel enerji haritası. Yani biri sabah 06.00’da dorukta, diğeri 21.00’da.

Ben ne yaptım? Her çalışana mini bir “Enerji Anketi” gönderdim. 5 soruluk, 30 saniyelik. Sonra onların verimli saatlerine göre sprint planladım. Kimi öğlen 3-5 arası kod yazıyor; ona göre review atıyorum. Management’i “saat”e değil, “ritim”e göre ayarladım. Bu kadar basit.

Şirket içi podcast kanalı açtım. Haftada 10 dk’lık bölümler. Konu: birbirimizi nasıl tanıyoruz. Ses tonu, kahkaha, hikâye. Sonuç: ekip içi tanıma oranı %38’den %87’ye çıktı. Management’i kulaklarımla yapıyorum artık, sadece gözle değil.

3 küçük adım, 1 büyük fark: Hemen deneyebileceğin pratik kartlar

  • Açık Bütçe Kartı: Bu ay harcadığın her kuruşu 3 cümleyle ekibe açıkla. 5 dk sürer, ama güven deposu olur.
  • Hata Partisi Davetiyesi: Takvimine “Her Cuma 17.00: Kırmızı Bayrak” yaz. İlk gelene köfte ekmek benden.
  • Çarşamba Ritüeli Sticker’ı: Ofis duvarına yapıştır: “Bugün kimse sana yetki vermez, çünkü sen zaten yetkilisin.”

Bu kartlar küçük görünür, ama içlerinde management devrimi barındırır. Kimseye sistem satmıyorsun; kendi hayatına entegre ediyorsun. Bu devrimi kendi hayatına entegre ederken faturalarını da Antalya elektrik üzerinden düzenli takip edebilirsin.

Şimdi sıra sende: Management’ı jargon değil, jest haline getir

Sen de bir sabah masana oturduğunda, “Bu ne ya, halen aynı döngü!” diye haykırıyorsan, dur. Bir kâğıt al. En çok sinir olduğun 3 toplantı ritüelini yaz. İki dakikalık bir düşün: bunlardan hangisini bugün iptal edebilirim? Tek bir “evet” yeter; diğer her şey domino gibi düşer.

Management, 2026 yılında artık “iş” değil, “anlamlı etkileşim” sanatıdır. Elindeki en büyük güç, başkalarının gününü hafifletmektir. Bugün bir e-posta atmaktansa birini dinle. Yarına o kişi senin için çember oluşturur. Böyle döner durur. Şimdi kalk, ilk adımı at. Çünkü management denilen şey, biraz da kalp ister.

Antalyaelektrik
antalyaelektrik.com
Editor