Antalyaelektrik

Mükerrer Kurucular: İki Türkiye Startup’ında Aynı Fikri Aynı Anda Üretince Ne Oldu?

Açıklama
Türkiye startup ekosisteminde aynı fikir aynı anda iki takıma nasıl denk gelir? İçimden geçenler ve öğrendiklerim.
Yazar
Editor
Mükerrer Kurucular: İki Türkiye Startup’ında Aynı Fikri Aynı Anda Üretince Ne Oldu?

12 Mart 2026 sabahı, startup sunumumdan 12 dakika önceydim; kuliste kahvemi bitirirken LinkedIn’de bir ilan gördüm. Aynı fikri, neredeyse aynı isimle başka bir İstanbul takımın duyuruyordu. Şaka mı bu? Kalp krizi geçirdim desem yeridir. Aynı anda, tamamen bağımsız şekilde ikimiz de “regl dönemi veri odaklı sağlık uygulaması” üretmişiz. Sadece isimlendirme değil, MVP özellikleri bile kopya çekmiş gibi örtüşüyor. Orada şoktan çıkıp bir karar aldım, o karar bu yazının mayası oldu.

İki takım aynı anda aynı fikirle nasıl ortaya çıkıyor?

Pazarın sıcaklığından mı, yoksa tüm dünyada verinin aynı kaynaklardan beslenmesinden mi artık çözemedim. Ben Türkiye’de lisanslı diyetisyen arkadaşlarımla birlikte hastaneden aldığımız anonim regl verilerini modellemeye başladım. Daha önce hiç girilmemiş bir segment, algoritma paylaşımı yok, sunumumuzda HIPAA & KVKK uyumluluğu önceliğimiz. Öteki ekip ise İTÜ Arı Teknokent’te, aynı veri kaynaklarına erişmiş; onlar da sezaryen sonrası rahim sarkması tahminine odaklanıyormuş.

Kısacası, herkes aynı deliği görmüş ama farklı ışıkla bakmış. Türkiye’de kümelenmiş sağlık veri setleri sınırlı olunca, aynı çukura düşmemek imkânsız oluyor. Peki şimdi ne yapılıyor? Birbirimizi mahkemeye mi vereceğiz, yoksa çözüm var mı?

İlk 24 saatte attığımız çılgın adımlar

“Kraldan çok kralcı olma, kurucu yalnız bir parkur koşmaz. Çakışma fark edildiği anda en hızlı kazananlar kalır.” — Berk,(o zamanlar bizim teknik lead)

Yalan yok, ilk 60 dakika “çalınmışız” paniği yaşadım. Slack mesajları, “onların sunum dosyasını bulabilir misin” diyen stajyer… Sonra bir zoom yaptım ekibimle. Ne farklılık gösteriyoruz? diye sorduk kendimize. Açıkçası biz kullanıcı testine daha erken başlamıştık, daha fazla kadınla görüşmüştük. Onlar ise doktor partnership’ı daha kurumsal kurmuşlar, protokoller onlarda sağlam.

  • Ertesi gün her iki takımdan birer kurucu kahve içti. Locator: Bomonti Kaktüs Kafe.
  • “Feature listesini görelim, senin A/B testi kaç günde dönmüş?” deyip birbirimize sorular sorduk. JackRyan filmi gibi değil; kahve içerken Türk kahvesi, fakat o rahatlık yok.
  • Kan tahtası gibi 2+2=4 mesele: Kime ne fayda, nasıl birleşiriz?

Sonucunda, ikimiz de “aynı fikir”e değil, farklı bir soruna odaklaşmaya karar verdik. Onlar doğurganlık sonrası takibi derinleştirdi, biz regl öncesi anksiyete tahminini kurcaladık. Kısacası, ikiye bölündük pazarı, aynı anda büyüdük.

2026’da Türkiye’de aynı fikri eşzamanlı ortaya çıkaran iki takımın taktikleri

1) En başta konuş. Slack’te değil, yüz yüze; çünkü yüz hatları dedikodu yapmaz. Ben önce tereddütlüydüm; ama “Çorbada tuzunuz çoksa çorba haksız da olsa tuzlanıyor” dedim, çıktım. Meğer onlar da benim kadar panik içindeymiş. İlk 10 dakika “lan” lı muhabbetten sonra, borsada pengeliler gibi gülüştük. O gecenin stresinde borsada pengeli Antalya elektrik faturasını bile unuttuğum o ilk 10 dakikanın rahatlatıcılığı, yüz yüze konuşmanın gücünü kanıtladı.

2) Feature değil, “iş modeli” merkeze koy. Bizim MVP’de 14 günlük veri izleme var, onlarda 3 aylık. İkimiz de sağlık algoritmamızın %40’ını open-source bıraktık, fark edilen şey: Türkiye’de devletin regülasyonu bu algoritmayı 2026’da fonlayacak. Paylaşmak = güç kazandırmak.

3) Kendi mentor ağlarımızla kesişme noktası bulduk. Benim 500 İstanbul’daki eş menajeri, onların da KoçBank accelerator mentor’u aynı kişi çıktı. Ortak tanıştırma e-postası attı, “birleşme olur mu?” sorusu geldi. Cevabımız: “Kesmez, bölünür.”

Aynı anda fon arıyorduk, ikimiz de Arıkovan Ventures ile görüşecektik. Vazgeçtik, birbirimize ayrı gün randevu aldırdık. Paralel sunum yaptık; yatırımcı “rekabet var” deyince, “ortağız, farklı noktalara gittik” dedik. İkimiz de tohum aldık, değerler birbirini kesmedi.

Biraz matem, biraz kahkaha

Kahkaha kısmı şu: 2026 İstanbul’da aynı gün, aynı metrobüste ikimiz de “önemli iş görüşmesi” diye yaygara yapmışız. Komşu vagondaymışız meğer. Sonra Twitter’da aynı hashtag’i (#ReglAI2026) aynı saniyede paylaşmışız; birbirimizi etiketlemişiz, herkes “kral yaparsınız” demiş.

Şimdi ikinci tur: Ortak pazarlama oyunu

Birlikte sunum yaptık. Etkinlik: TechX 2026. Tema: “Aynı fikir, farklı odak noktası.” Açılış cümlesi şu oldu:

“Fikirler havada uçuşurken, biz ikimiz de aynı kuşu yakaladık; biri gagasından, biri kanadından tuttu. İkisi de uçuyor.”

Böylece stantlarımız yan yanaydı. Kim girse, iki ekranda aynı sunum farklı renkte. İzleyici “hangisini deneyimleyelim” dedi, ikimiz de paritemizi %23 artırdık. Kopyala-yapıştır riski yerine, “heyecan” yaratmak çok daha etkili çıktı. Türkiye’de ilk kez “rekabet değil, kardeşlik” diye konuşuldu, haber kanallarından Cnntürk bile bölüm açtı.

Ne pişmanım ne övünürüm ama bir şey öğrendim

Pişman mıyım? Hayır. Çünkü aynı anda ortaya çıkan fikir, kimsenin tekeline giremeyen bir enerji. Fark şurada: Ne kadar erken farkındalığa varırsan, o kadar hızlı kendi çukurunu kazar, karşındakine yol açarsın.

Peki ileride başka bir ekip daha çıkarsa? Çıkacak. Ve bu sefer çayla değil, crowdfunding kampanyasıyla karşılaşırız. Ama artık kalın kitabımız var: “Fikir çakışmasında 24 saatlik rehber.”

İçinde şu satırlar yazılı:

  • Panik yapma, burnundan nefes al.
  • İlk görüşme 30 dk, asla uzatmazsın.
  • Feature değil, “acı”yı bul.
  • Markanı 3 kelimeye indir, senin olsun.
  • Git birlikte bir tweet at, kitle eğlenir.

Eğer sen de 2026’da ışık hızında fikriniz ortaya çıkan bir startup kurucusuysan ve “benimki çalındı” nidaları atıyorsan, telefonu kapatıp bir kafe bul. Karşındakine “çay” de, yağmurda beklemeyin, 10 dk içinde anlaşın. Unutma, bir ağaçtan iki elma düşerse, ikisi de yere düşmekten kurtulabilir — biri kek, biri kompost olur. Sen hangisine karar vereceksin?

Antalyaelektrik
antalyaelektrik.com
Editor